BİZİM İÇİN DEĞİLSE BİLE SEVDİKLERİNİZ İÇİN YAPIN
Koronavirüs vakalarının, son günlerde oldukça arttığı Kocaeli’nde, Kocaeli Devlet Hastanesinin yoğun bakım servisine girdik. Covid-19 nedeniyle zor şartlarda çalışan sağlıkçılar, “ Bizim için değilse bile, sevdikleriniz için bir şey yapın. Kendinize dikkat ederek onları nefes olun” dedi.
HAKAN SÜER
Koronavirüs’ün üçüncü zirveyi gördüğü 3 ilden biri olan ve yüzde 69,5’lik servis doluluk oranı, yüzde 76,9 yoğun bakım doluluk oranı ile diğer iller arasında ilk sırada yer alan Kocaeli’nde, Kocaeli Devlet Hastanesinin yoğun bakım servisine Kocaeli Olay girdi. Nefes alamadıklarını söyleyen hastaların inlemeleri arasında, onlar için canla başla mücadele eden sağlık çalışanları ile görüştü. Hakan Süer'in haberi yapabilmek için giydiği ve 45 dakikada su gibi terleyip nefes alamadığı kıyafetler ile saatlerce çalışan sağlıkçılar, vatandaşlardan tek bir şey istedi. “ Kendinizi koruyun, sevdiklerinize nefes olun”

Kocaeli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Adem Çakır, “Kocaeli’nde hasta sayımız en üst seviyelerde seyrediyor. Yoğun bakımlarımızın doluluk oranımız da hastane olarak Kocaeli’nde diğer hastanelerin üzerinde bulunuyoruz. Covid-19 hastalarının, serviste ağırlaşan durumu söz konusu olduğu zaman mecburen yoğun bakımlara alıyoruz. Hastanede tedavi olanların yoğun bakıma erişmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Yalnız burada bizlerin verdiği kadar vatandaşın da dikkat etmesi gereken konular var. Özellikle testi pozitif çıkan ve evde karantinaya alınanların kendilerine verilen ilaçlarını mutlaka kullanması gerekiyor. Burada, yoğun bakımda yatan hastalarımız noktasına hiç kimsenin gelmesini istemiyoruz. Bunun içinde en önemli nokta pozitif çıkan hastalarımızın kendilerine verilen ilaçları eksiksiz kullanmasıdır. Düzenli ilaç kullanmaları gerekiyor. Hastalar; 8 tane ilaç bana fazla geliyor gibi sıkıntılar iletiyorlar. Ancak ne olursa olsun, bu ilaçları kullanmaları gerekiyor. Bu ilaçlar koronavirüs ilacı değil, ancak bu virüse etki eden, rahatsızlıkları ortadan kaldıran ilaçlardır. Bol su ve bol bol sebze meyve tüketerek ilaçların kullanılması çok önemlidir. Aksi takdirde ne onların, ne de bizim istediğimiz durum söz konusu olabilir ve yoğun bakım ünitesinde şu anda nefes almak için mücadele veren diğer hastalarımızın yanında yer alabilirler” dedi.Sağlık çalışanlarının tamamının cansiper hane bir şekilde çalıştıklarını vurgulayan Çakır, “Sağlık çalışanları ve özellikle yoğun bakım çalışanları, kendi hayatlarını nerdeyse hiçe sayarak görev yapıyorlar. Büyük bir savaşta cephede savaşıyorlar. Hastalarımızın tüm bakımlarını Tüm tedavilerini ekip anlayışı ile düzenle bir şekilde yapıyorlar. İmkanlarımızın ve binamızın güzel olması, Devletimizin ve sağlık bakanlığımızın bu güzel imkanları bizlere sunması da bizim için çok önemli, malzeme ve modern bina avantajlarımız, sağlık çalışanı insan kaynağı gücü ile birlikte dünyaya örnek bir yoğun bakım hizmeti sunuyoruz. Dünyaya örnek bir Covid’e karşı savaş hizmeti sunuyoruz. Ben başta kendi hastanemdeki sağlık çalışanları olmak üzere bütün sağlık çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum. Çok teşekkür ediyorum. Onların emekleri gerçekten çok büyük. Onların özverileri çöo büyük. Onların önünde saygıyla eğiliyorum” şeklinde konuştu.

EVDEN ÇIKMAYIN
Kocaeli Devlet Hastanesinde görev yapan Anestezi Uzmanı Dr.Nurcan Çubukçu, “Biz bütün sağlık çalışanları olarak can siparhane çalışıyoruz. Hepimiz gerçekten artık biraz yorulduk. Vatandaşlarımızdan tek bir dileğimiz ve isteğimiz var. Lütfen artık kendinize dikkat edin. Sağlık çalışanları gerçekten yıprandı. Lütfen gerekmedikçe evinizden çıkmayın. Lütfen yaşlılarımızı koruyun. Gençlerimiz, lütfen işi olmadığı halde orada burada gereksiz dolaşmasın. Sizlerden rica ediyoruz artık. Gençlerimizin bir çoğu bu virüsü hafif atlatıyor. Ama orta yaş ve üzeri olanlar bu virüsü oldukça zor yeniyorlar veya yenemiyorlar. Anne ve babalarımızı, büyüklerimizi koruyalım. Sağlığımıza dikkat edelim, Aşı gelecek diye rehavete kapılanlarda var. Lütfen rehavete kapılmayalım. Daha tam olarak netleşen bir şey yok. Bu hastalıktan korunursak bu kışı atlatabiliriz. Pandeminin başından bu yana yoğun bakımda görev yapıyorum. En başlarda eve gitmiyordum. Arkadaşın yazlığında kalıyordum. Korkular içerisinde geçirdik. Ancak zaman geçtikçe birazda alıştık. Son zamanlarda artık evimize gidiyoruz ama tüm tedbirleri aksakta çocuğumuzu öpüp koklarken bile endişe ediyoruz. Acaba benden ona enfeksiyon bulaşır mı korkusunu yaşamıyor değiliz” dedi.
MÜCADELEYE DEVAM
Sağlık çalışanları olarak en büyük korkularının enfeksiyonu eve taşımak olduğunu dile getiren Çubukçu, “Sağlık ekibi, kendinden geçti ailesini korumak istiyor. Bütün hemşire arkadaşlarıma verdikleri mücadele için teşekkür ediyorum. Onlar olmasa, bizler bu mücadeleyi veremezdik. Hemşire arkadaşlarımızın bu mücadelesi ve pes etmeyişi bizi daha çok ayakta tutuyor. Onlar olmasa gerçekten yoğun bakım ayakta kalmazdı. Hekim olarak diyorum ki bir hekimin yoğun bakımdaki işi yüzde 20’dir. Geri kalan yüzde 80’lik işi ise hemşire ve temizlik personeli arkadaşlarımız yapmaktadır. Bir çok kişinin annesine veya babasına yapmadığı işlemleri burada biz yapıyoruz. Ben veya başka bir arkadaşım bunları yapmaktan gocunmuyor. Bir hasta iyileşip buradan çıktığında hepimiz çok mutlu oluyoruz. Bir hastayı bile iyileştirmek günkü motivasyonu çok arttırıyor. Hastalarımızı kaybettiğimizde hepimiz demoralize oluyoruz. Ancak pes etmeden mücadeleye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
DESTEK OLUN
Yoğun bakım sorumlu hemşiresi Ayşegül Sağlam Erler“ Arkadaşımızın da dediği gibi evimize gitmek zorundayız. Artık ailemizi özlüyoruz. Başkada bir alternatifimiz yok. Ancak eve giderken, kendimizden daha çok çocuklarımızı, büyüklerimizi düşünüyoruz. Bu nedenle insanlardan, hem kendileri hem de bizler için tek bir isteğimiz var. Lütfen evinizde kalın. Lütfen kalabalık ortamlara, hatta komşu ziyaretine bile gitmeyin. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyun. Uzun süre bu kıyafetlerin içinde kalmak gerçekten zor. Birde bu kıyafetler ile bizler sürekli müdahalede bulunuyoruz. Bu odadan çıkmıyoruz. Normal zamanda bile biz müdahale yaparken terliyoruz. Zorlanıyoruz. Şimdi 3 veya 4 katı daha terliyoruz. Terlemeyi de geçtik, artık nefes alamıyoruz. Zor koşullarda çalışıyoruz. Vatandaşımızın bunları unutmasın ve bizim için kendi kendini korusun Asla pes etmiyoruz. Sonunda kadar mücadele edeceğiz. Vatandaşlarımızın da tedbirlere uyarak bizlere destek vermesini istiyoruz” dedi.
AİLECE VİRÜSÜ KAPTIK
Son 16 yıldır yoğun bakım servisinde çalıştığını söyleyen Aysel Bıkmaz“ Son 8 aydır yaşadığım yoğun bakım tecrübesi çok farklı ve nerdeyse 16 yıla eş değer. 8 aydır bu koruyucu kıyafet, maske, gözlük ve siperlikler ile çalışıyoruz. Kendim de bu virüsü kaptım. Tedavi olduktan 10 gün sonra tekrar işe başladım. Benimde 2 çocuğum var. Çocuklarımı görüyorum. Ancak aynı evde uzakta yaşamak zorunda kalıyorum. Herkes ailesi ile birlikte oturup Lego veya benzeri aktiviteler yaparken, benim oğlum tek başına legodan ev yapıp üzerine izolasyon odası yapıyor. Çünkü 8 aydan bu yana hep karantina, izolasyon, Kovid, annen var, annen yok gibi terimler duyuyor. Bu nedenle oynadığı oyunlar bile karantina ve izolasyon üzerine kurulu oluyor. 17 yaşında büyük oğlumda covid pozitif oldu. Ailece bu virüsü kaptık ve atlattık. Ancak onlarsızda olmuyor. onlarla da olmuyor. Her şeye rağmen çalışmak zorundayız. Bizim yerimize gelecek kimse yok. Biz mücadeleyi hiç bir zaman bırakmıyoruz. Biz zaten bunun için varız” dedi.
YÜZÜNÜZE NEFES OLMANIZ İÇİN BAKIYORLAR
Sağlık çalışanlarının vatandaşlardan tek bir istekleri olduğunu ifade eden Bıkmaz, “Biraz daha dikkat. Bizde normal hayata geçmek istiyoruz. Onlardan maske ve mesafe kurallarına mutlaka uymalarını istiyoruz. Bizde artık anne ve babalarımızı görmek istiyoruz. Uzakta oldukları ve işimiz nedeniyle büyüklerimizi göremiyoruz. Öte yandan şöyle bir durumda var. Hastalar buraya entübe olmadan konuşarak geliyor. Siz onla diyalog kuruyorsunuz. Yedirip bakıyorsunuz. Sonra kötüleşip yoğun bakıma geldiklerinde sizin yüzünüze nefes olmanız için bakıyorlar. Bu bizi gerecekten çok üzüyor. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Lütfen dışarıdaki insanlarda ellerinden geleni yapsın. Hastaların bize bakarak nefes alamıyorum demesi çok kötü bir şey. Bana bir nefes ver diye bakan hastaları görünce üzülüyoruz. Onları kurtaramadığımızda daha da çok üzülüyoruz. Biraz bizi düşünün. Bizi düşünmüyorsanız bile kendi sevdiklerinizi düşünün. Kendinize dikkat eden. Sevdiklerinize nefes olun. Bu virüsü ancak bu şekilde yeneriz
0 YORUM